Dini Bilgi!
Manevi Platform

Gayrimüslimler Cennete Girecebilecekler mi?

0

Soru

Bütün kâfirlerin, ahlâkları güzel olsa da, kimseye zarar vermeseler de, Cehenneme girecekleri doğru mudur? Cevabınız evet ise, peki ya gayrimüslim çocuklar ve kafir olarak doğmaktan başka çaresi olmayanlar? Gayrimüslimler Cennete Girecebilecekler mi?
Bu icatlara da bakabilirsiniz!

Cevap

Hamd Alemlerin Rabbi Olan Allah’a mahsustur.

Şunu bilmelisiniz ki, Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in mesajını işiten ve işittiği halde İslam’a girmeyen bütün kafirler Cehenneme gidecektir.

Allah Teala diyor ki:

“Ehl-i kitap’tan ve müşriklerden hakkı inkâr edenler, içinde ebedî olarak kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte halkın en kötüleri onlardır.”

[Beyyine 6]

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Muhammed’in canı, elinde olan Zât’a yemin olsun ki; bu ümmetten Yahudi veya Hıristiyan herhangi bir kimse beni duyar da, sonra benimle gönderilen dine inanmadan ölürse, mutlaka cehennem ashâbından olur!”

Müslim, 153.

Mesele ahlaklarının güzel olup olmaması değil, asıl mesele Allah’a teslim olup O’nun emirlerine itaat edip etmemeleridir. Allah’ı bırakıp ateşe veya putlara tapan, Allah’a kulluk etmeyen ve yalnız O’na teslim olmayan Mecusîleri, Budistleri, Allah’ın bir oğlu vardır diyen Hıristiyanları ve başka sapıtmış güruhlar Allah’a karşı husumet etmekte, O’na sövmekte ve O’nun emirlerinden yüz çevirmektedirler. Peygamber (Allah’ın Selamı ve nimetleri onun üzerine olsun) dedi ki:

“Âdemoğlu beni yalanladı, halbuki onun beni yalanlaması asla kendisine yaraşmaz. Âdemoğlu, bana kötü konuştu (bana sövdü), oysa bana sövmesi ona yaraşmaz. Onun beni yalanlaması, “Benim kendisini ilk kez yarattığım gibi tekrar diriltmeyeceğimi söylemesidir.” Oysa ki benim için, bir şeyi sonradan diriltmek, ilk kez yaratmaktan daha zor değildir. Bana kötü konuşması ise, “Allah kendine oğul edindi” demesidir. Oysa ki ben, tek ve her şeyden müstağni olan (samed olan) Allah’ım. Doğurmadım, doğurulmadım ve hiçbir şey bana denk olmadı.” Buhari, 4974. 

Allah onlara işitme ve görme vermiş, her şeyi kendilerine kolaylaştırmış, peygamberlerini onlara göndermiş ve kitaplarını onlara indirmiş olduğu halde, Allah’a karşı bu kadar vurdum duymaz oldukları halde nasıl güzel ahlakları olabilirler ki? Nimetlerini onlara bahşetmiştir, dolayısıyla O’na şükretmek, O’na nankörlük etmemek ve O’nu inkar etmemek O’nun hakkıdır. Bunu yapmazlarsa, O’nun cezasını ve gazabını hak ederler.

Allah Teala Kuranı Kerimde şöyle buyurur:

“Rabbin hiç kimseye zulmetmez”

[el-Kehf 49]

Rabbin hiç kimseye zulmetmez
Rabbin hiç kimseye zulmetmez

 

Küçük yaşta ölen çocuklarının durumu hakkında Şeyh Abdülaziz ibn Baz’a soruldu ve o şöyle dedi:

Hesâbı olmayan, kâfir ana-babadan ölürse, bu dünyada da onlarla aynı hükümlere tabi olur, yıkanmamalı, cenaze namazı kılınmamalı ve mezara defnedilmemelidir. Müslüman mezarlığı. Gayrimüslimler Cennete Girecebilecekler mi?

Ama ahirette onun durumu Allah’a havale edilir. Sahih bir rivayette Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e müşriklerin çocukları hakkında soru sorulduğunda, “Allah onların ne yapacaklarını daha iyi bilir” demiştir. Buhari, 1384. Gayrimüslimler Cennete Girecebilecekler mi?

Alimlerin bir kısmı, Allah’ın onlar hakkındaki ilminin kıyamet gününde tecelli edeceği ve fetret döneminde yaşayanlar ve diğerleri gibi imtihan edilecekleri görüşündeydiler. Kendilerine söyleneni yaparlarsa Cennete girerler, isyan ederlerse Cehenneme girerler. Peygamber’den (Allah’ın selameti ve nimetleri onun üzerine olsun) sahih hadisler vardır, bunlar fetret (iki Peygamber arasındaki süre) sırasında yaşayan insanların Kıyamet Günü’nde imtihan edileceğini söyler. İşte bunlar, peygamberlerin çağrısının ulaşmadığı kimseler ve müşriklerin çocukları gibi benzer bir hüküm altına girenlerdir, çünkü Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Biz (uyarmak için) bir peygamber göndermedikçe asla cezalandırmayız.”

[el-İsra’ 17:15]

Bu, fetret (iki Peygamber arası) döneminde yaşayanlar ve çağrının ulaşmadığı kişiler hakkında çeşitli görüşler arasında en doğru olanıdır ve Şeyhülislam İbn Teymiyye ve talebesi ibn Kayyım’ın tercih ettiği görüştür.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.